| | Şubat/2010 - Araştırma-Makale | |
| | 
Otomotiv, beyaz eşya ve ambalaj başta olmak üzere; elektronik, elektrik, aydınlatma, telekomünikasyon, savunma ve silah sanayii, tarım, tekstil, ayakkabı, oyuncak gibi sektörlerin tümünde üretim, yoğun olarak kalıp kullanılarak yapılıyor. Türkiye’de 2 milyar 250 milyon dolarlık pazar büyüklüğüne sahip kalıp sektöründe, üretiminin yüzde 70’i otomotiv sektörüne yönelik sürdürülüyor. Bundan dolayı, geçen yıl kriz nedeni ile otomotivde yaşanan daralma, kalıp sektöründe de yakından hissedildi. | |
| |
Dünya ekonomisinin canlı olduğu 2004’lü yıllarda kredi derecelendirme şirketlerinin gözdesi olan ülkeler, 2008’de başlayan krizle reyting listelerinin dibine indi. 2004’te bütün reytingcilerin “yatırım yapılabilir ve yükümlülüklerini yerine getirebilir” dediği; İrlanda, İtalya, San Marino, İzlanda, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya ve Yunanistan gibi ülkelerin son kredi notları “yatırım riski büyük” seviyesine düştü. | |
| |
2009 yılı, tüm sektörler gibi makina sektörü için de zor bir yıl olmuştur. Ülkemizin daha önce yaşadığı ekonomik krizlerde yurtdışı pazarların uygun olması, bu krizlerin kısa sürede aşılmasını sağlamıştı. Ancak, ihracat yaptığımız pazarlarda da yaşanan önemli ölçüdeki daralma, bu kez geçmişte olduğu gibi sıkıntının kısa sürede aşılmasına imkân vermemektedir. | |
| | Korunan ekonomilerde ve dünün dünyasında daha sık rastlanan ve bir ölçüde geçerliliği de olan yönetim yanlışlıklarının savunma cümlesi “Ben yaptım, pekâlâ oldu”dur.
Korunan ekonomiler, tüketicinin değil de üreticinin dünyasıdır. Kalite ve müşteri memnuniyeti sözcükleri, son derecede zayıf, kitabî ve hatta kullanılmayan kavramlardır. | |